Abdullah Gül ve kanlı pazar bu video çok konuşulur

825 izlenme15 Ocak 2018
Reklamlar

Ulusal kanalin yaptigi haber şöyle

13subat 1969 istanbulda üniversiteli genc kızlar amerikan 6. Filosunun protesto icin yuruyus ve niting duzenlediler.. 6.filoyu pretosto olaylari istanbulu ziyaret sirasinda amerika 6.filo gorevli askerlerine karsi girisilen eylemler 1967 19689 yillari arasinda ozellikle eglence ve genel evlerin bolca bulundugu beyoglu semtinde amerikan askerlerinin baslarindan keplerini kapmak ustlerine kırmızı boya atmakti... Devami videoda.. 







EROL BİLBİLİK’İN KALEMİNDEN "AMERİKAPERESTLER" 

Abdullah Gül Kanlı Pazar'ı tertipleyen 'Kırklar Komitesi'nin üyesiydi!


Araştırmacı-yazar Erol Bilbilik, "Amerikaperestler" başlıklı kitabında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün hiç bilinmeyen yönlerini anlattı... 1968'de İstanbul'a gelip İktisat Fakültesi'ne giren Gül, kısa zamanda "dinci militan" olarak sivrildi. Gül, sıra arkadaşı Azmi Ateş tarafından önce MTTB Öğrenci Derneği icra Konseyi'ne, ardından "gizli inzibat" olarak da adlandırılan "Kırklar Komitesi"ne üye yapıldı! Komite'nin en önemli eylemi "Kanlı Pazar"!


Araştırmacı-Yazar Erol Bilbilik'in "Amerikaperestler" başlıklı kitabı, Ekim 2008'de Doruk Yayınları'ndan çıktı. Kitapta Erol Bilbilik, dik­katle seçtiği 30 Amerikaperesti, kendi ağızlarından ve bilinmeyen yönleriyle tanıtmış. Aralarında Fehmi Koru, Tansu Çiller, Fethullah Gülen, Cengiz Çandar gibi isimlerin yer aldığı "biyogra­fik" çalışma, bir dönemin de tarihini anlatıyor. Amerikaperestler içinde, öyküsü ve geldiği makam açısından en çarpıcı olan isimlerden biri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül.

SOLCULARA KARŞI EYLEMLERİN MERKEZİNDE

Bilbilik, 1969 yılında İs­tanbul Üniversitesi Öğrenci­si olan Abdullah Gül'ün, 'Kırklar Komitesi' üyesi ol­duğunu yazıyor.

Kırklar Komitesi nedir? Kitapta şöyle tanıtılıyor: "Üniversite ve üniversite dışında dincilerin güvenli­ğinin sağlanması ve ey­lemlerin daha etkinleşti­rilmesi için, başkanlığını Osman Yamukoğulları'nın yaptığı, yönetiminde İsmail Kahraman vb. militanların yer aldığı, 40 kişiden oluşan gizli bir İnzibat (Asayiş) Komitesi."

KONTRGERİLLAYLA BAĞLANTILI


Kırklar Komitesi'nin, CIA'nın Türkiye'de halka ve devrimcilere karşı örgütlediği Kontrgerilla ha­reketiyle bağlantılı olduğu da an­laşılıyor. Bilbilik kitabında şu sa­tırlara yer veriyor:

"Komite'nin kurulmasına, ey­lemlerde bulunmasına zamanın MİT Müsteşarı Fuat Doğu katkı sağladı. Komite'nin eylemlerin­den İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı, Ilgız Aykutlu, Nihat Kaner vb. emniyetçiler haberdar­dı ve önemli eylemlere de katılı­yorlardı... Bu Komite üyeleri sol­culara ve komünistlere karşı ey­lemler planlıyor, uyguluyor ve bunların tümünü komandoların üstüne yıkıyorlardı..."

KOMİTE'NİN EYLEMLERİNDEN BİRİ: KANLI PAZAR!

Erol Bilibilik "Amerikaperestler" kitabının 68. sayfasında "Asayiş Komitesi'nin önemli ey­lemlerinden biri de Kanlı Pa­zar'dı" diyor.

Kanlı Pazar, 16 Şubat 1969 tarihinde İstanbul'da ABD'nin 6. Filo'sunu protesto etmek için toplanan gençlere yapılan örgüt­lü saldırı. Saldırı sonunda iki devrimci öldürüldü, 200 kişi de yaralandı.

Erol Bilbilik, Kanlı Pazar eyleminde Mahmut Hoca Cemaatinin (bugünkü adıyla İsmailağa Cemaati) militanlarının kullanıl­dığını belirtiyor. Tayyip-Gül' iki­lisinin iktidara taşınmasında kri­tik rol üstlenen Cemaatin Kanlı Pazar'daki rolüyle ilgili "Amerikaperestler" kitabında şu satırla­ra yer veriliyor:

"Komite, Karaköy'den Dolmabahçe rıhtımına kadarki alan­da bine yakın militanını topla­mıştı. Mahmut Hoca Cemaati de tam kadro oradaydı ve Dolma-bahçe Camii'nde 20 bine yakın sopa depolanmıştı, sopalar bura­dan dağıtılmıştı."

ADINI CIA'DAN ALMIŞ

Henry Kissenger'ın dışişleri bakanlığı döneminde CIA bünye­sinde kurulan, ABD adına başka ülkelerde girişilen gizli operas­yonlara, darbe ve silâhlı müda­halelere karar veren birimin adı da "Kırklar Komitesi". CIA başkanlarından William Colby'nin daha sonra itiraf ettiği Komi­te'nin başkanlığını Kissenger yapmış. Kırklar Komitesi'nin en ünlü eylemi, Şili'deki Salvador Allende'ye karşı 1970'te yapılan Amerikan darbesi. Darbecileri yönlendiren CIA elemanlarına Washington'dan yağdırılan tali­matlar, istikrarsızlaştırma eylem­leriyle ilgili belgeler sonradan or­taya dökülmüştü.

ABDULLAH GÜL HUKUKTAN İKTİSAT'A GEÇİYOR...

Abdullah Gül 1968'de Kayse­ri Lisesi'nden mezun oluyor, aynı yıl İstanbul'a gelerek Kayseri Yurdu'na yerleşiyor. Hukuk Fakültesi'ne yazılan Gül, 2 ay sonra yatay geçişle İktisat Fakültesi'ne kaydını yaptırıyor. Daha önce solcuların hakimiyetinde olan İk­tisat Fakültesi, giderek "solcula­ra karşı dincilerin savaş komuta karargâhı" haline getiriliyor.

DİNCİ MİLİTAN!

Erol Bilbilik, kitabında "Gül Fakülteye başlar başlamaz böyle­sine bir çatışmanın içine girdi" diyor. "Gül, üniversite içinde ve dışında sol gruplara karşı sürekli çatışmaya girdi. Dinci militan olarak sivrildi. O kadar ki, 'Fa­şisttir, okula almayın' yazılı re­simleri üniversite duvarlarına asıldı. Ve yasaklı ilan edildi..."

SINIF VE SIRA ARKADAŞI AZMİ ATEŞ'LE BİRLİKTE


Abdullah Gül'ü Kırklar Komitesi'ne sokan kişi, Fakülte'den sınıf ve sıra arkadaşı Azmi Ateş. Abdullah Gül, önce İktisat Fa­kültesi Talebe Derneği yönetici üyesi yapılıyor. Daha sonra Gül, Başkanlığını Azmi Ateş'in yaptığı Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Öğrenci Derneği İcra Konseyi üyeliğine getiriliyor. Ardından, Gül ve Ateş, Kırklar Ko­mitesi üyesi oluyorlar.

Erol Bilbilik, Azmi Ateş'in Kanlı Pazar eyleminde görev alan kilit isimlerden biri olduğunu belirtirken, Abdullah Gül'ün ey­lemden haberdar olduğunu, ama üniversite çevrelerinde adı faşiste çıktığı için eyleme fiilen sokul­madığını belirtiyor.

GÜL'E UZUN SAÇ BIRAKTIRILIYOR

Fazla sivrilen ancak "İstikbal vaat eden dinci militan" Gül'e, üniversiteyi kazasız belasız bitir­mesi için uzun saç bıraktırılıyor, solcu görüntüsü veriliyor ve ey­lemlerden uzak tutuluyor. Ancak, 12 Mart sürecinde 1972'de Fatih'teki Vakıflar Yurdu'nda kalırken polisin yaptığı baskınla MTTB mensubu 50 ki­şiyle birlikte gözaltına almıyor.

"Gül, 1969'da girdiği İstan­bul İktisat Fakültesi'nden 1974'te mezun oldu" diyor Erol Bilbilik kitabında, "Üniversiteye gidemediği dönemler ve siyasi ey­lemleri mezuniyetini geciktirmiş­ti." Necip Fazıl Kısakürek'e yaz­dığı 3 Temmuz 1969 tarihli mek­tupta "İslam dünyasının aksiyoneri Büyük Doğu gençliği olarak emrinizdeyim" diyor...

EXETER'İN ÖZELLİKLERİ

Abdullah Gül, üniversiteden hocaları Amerikancı-İslamcı Prof. Dr. Sabahattin Zaimoğlu,

Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş ve Prof. Dr. Amiran Kurtkan'dan, üniversite dışında da destek alı­yor.

Gül, hocalarının önerisiyle, 1976-1978 yıllarında Milli Kül­tür Vakfı bursuyla Exeter Üniversitesi'nde öğrenim görmesi için Londra'ya gönderiliyor. Gül, aynı burstan yararlanan Fehmi Koru'yla birlikte Müslüman Öğ­renciler Birliği'nin yurdunda ka­lıyor...

Exeter Üniversitesi'nin özelli­ği, İngiliz istihbarat servislerinin yurt dışı görevlere gönderilecek ajanlarının burada eğitim görü­yor olması. Exeter'in bir başka özelliği, buradan mezun olan veya doktorasını burada yapan kişilerin, daha sonra özellikle İslam ülkelerinde önemli ekono­mik ve siyasi kuruluşların basma veya devlet görevlerine yükseli­yor olmaları.

1978 Ağustosu'nda Türki­ye'ye dönen Gül, Sakarya Üniversitesi'nde Prof. Dr. Sabahattin Zaimoğlu'nun kurduğu Endüstri Mühendisliği bölümünde iktisat dersleri vermeye başlıyor. Bu sı­rada, 12 Eylül'de "öğrencilere dini propaganda yaptığı" iddia­sıyla gözaltına alınıp Metris ce­zaevine gönderiliyor. Kendisini cezaevinden kurtaran da, Turgut Özal'ı bu iş için devreye sokan da, hocası Prof. Dr. Sabahattin Zaimoğlu.

PROF. DR. ZAİMOĞLU: CIA'YLA ÇALIŞTIM!

9 Aralık 2007'de vefat eden Prof. Dr. Sabahattin Zaimoğlu, ölümünden sonra yayımlanan "Bir Ömür Böyle Geçti" başlıklı biyografisinde (İşaret Yayınları, sf. 203-222) "Amerikan derin devletinin" Türkiye'deki adam­larından biri olduğunu, Ameri­ka'ya nasıl hizmet ettiğini Övüne­rek ve ayrıntılarıyla itiraf ediyor. Erol Bilbilik, 3 Ağustos 2008 ta­rihli Aydınlık'ta kitabın ilgili bö­lümlerinden geniş bir özet yayım­lamıştı.

SUUDİ ARABİSTAN'DA ABD İLİŞKİLERİNİ SIKILAŞTIRDI


İslam Kalkınma Bankası'nın bütün önemli yöneticileri Exeter Üniversitesi'nde yüksek lisans veya doktora yapmışlar. Abdul­lah Gül de, Korkut Özal ile Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'ın girişim­leriyle İslam Kalkınma Bankasına, diğer Exeter mezunu arka­daşları ile birlikte ekonomi uz­manı olarak gönderildi. Gül, 1983-1991 yılına kadar 8 yıl "çok yüksek maaşla" Cidde'de yaşadı.

Erol Bilbilik, Abdullah Gül'ün bu dönem Suudi Arabis­tan Kralı Abdullah'la bizzat gör­üştüğünü, Faysal Finans'ın sahibi Veliaht Prens El Faysal ile de yakın dost olduğunu vurguluyor. Gül, ABD'nin Suudi Arabis­tan'daki diplomatik misyon şef­leriyle, Pentagon ve Dışişleri ba­kanları ile bu dönem tanışma, görüşme imkânı buluyor, dost­luklar, yakınlıklar kuruyor.

Bilbilik, El Faysal'ın ABD yö­netimlerine Kral Abdullah'tan daha yakın olduğunu vurguluyor ve şöyle diyor: Gül, Suudi Arabistan'daki görevi sırasında 'ABD'ye rağmen politika yapıl­maz' kesin siyaset ve fikir çizgisi­ne gelmiştir. Ve bunu değişmez ilke edinmiştir... Gül bu çizgide Fethullah Gülen'le de buluşmuş­tur.

DÖNER DÖNMEZ MİLLETVEKİLİ

Abdullah Gül Türkiye'ye döndüğü 1991 yılında RP'den Kayseri milletvekili seçildi. RP'nin Yeni Dünya Düzeni'ni benimseyip 'Anti Batıcı' söylemi­ni bıraktığı 10 Ekim 1993 tarihli Büyük Kongresinden sonra Gül'ün yıldızı parlamaya başladı.

"Amerikaperestler" kitabın­da, Gül'ün 1993'te Ankara'da Türkiye Gönüllü Kültür Teşek­külleri 3. İstişare toplantısında yaptığı konuşmadan alıntılar da yer alıyor. Biz bunlardan birini alıyoruz: "Türkiye'nin bütünlü­ğünü tehdit eden en ziyade tahri­bat vermiş olan sistemin ilkele­rinden birisi de laikliktir."

Gül Erbakan'la birlikte ilk ABD ziyaretini 1994'te RP Genel Başkan Yardımcısı olarak yaptı. Bilbilik, ayrıntılarıyla anlattığı ziyaretle İlgili olarak "Bu toplan­tıda Gül'ün ABD politikaları doğrultusunda kullanılması ko­nusunda kendisinin ne derece gü­venilir olduğunun testi yapılmış­tır" diyor. "Gül, 1995'te Erbakan'ın başbakanlığındaki Refah-yol koalisyonun hükümetinde Devlet Bakanı, Hükümet Sözcüsü ve Dışişleri Bakanı olan Tansu Çiller'in İsteği üzerine de Dışişle­ri Bakanlığına vekalet etmiş; ba­kanlığın bütün gizli şifre ve yazışmalarına hakim olmuş, Ame­rikalılarla çok fazla yakınlaşarak onların itimatlarım ve destekleri­ni kazanmıştır."

"ABD'DE BANA 'GÜVENİLİR' DİYORLAR"


Ve 1996. Abdullah Gül, An­kara'ya gelen CIA Başkanı John Dutch'la görüşüyor, görüşmenin ardından ABD'ye gidiyor... 1997'de ABD'ye 10 günlük bir ziyaret daha... 1998'de Grossman ve Abromowitz ile gizli gö­rüşmeler... Bütün bunların ay­rıntıları kitapta yer alıyor.

18 Mayıs 2000 tarihinde Milliyet'te yer alan bir röportajından Abdullah Gül, Amerika ziyaret­leriyle ilgili şu cümleyi kuruyor: "Ben ayrıldıktan sonra intihala­rını öğrendim. Bana 'Güvenilir' diyorlardı..."

2003 Nisan'ında ABD Dışiş­leri Bakanı ile Abdullah Gül ara­sında "iki sayfa dokuz maddelik gizli mutabakat" yapılıyor.


2007 Şubatı'nda Abdullah Gül, artık "Condolezza Rice'ı sabah saat 5'te uyandırarak ko­nuşmasıyla" övünmeye başlaya­caktır.

"GİZLİ (İKİNCİL) KANALLAR"

Erol Bilbilik "Amerikaperest­ler" kitabının Abdullah Gül'le il­gili bölümünün sonunda, yukardaki ara başlık altında şu satırla­ra yer veriyor:

"ABD'nin SSCB'yi yıkarken hayata geçirdiği aşağıdaki gizli kanallar, bugünkü Türkiye'deki değişim-dönüşümü kavramak ve buna karşı durmak için ne derece önem taşıdığını açıkça göster­mektedir.

"ABD-SSCB İşbirliği açısın­dan Albert Göre ve Viktor Çermomirdin 'Gizli Kanalı' harekete geçirilmiştir.

"Edvard Şevardnadze'nin Merkez Komitesi Sekreter Yar­dımcısı Valentin Falin, Şevard­nadze'nin Batı Alman sanayicile­rinden 'gizlice para aldığını' iddia etti ve Dışişleri Bakanı'nı 'Amerika'nın en güçlü ajanı' ola­rak suçladı."

Kaynak 


http://www.guncelmeydan.com/pano/gul-kanli-pazar-i-tertipleyen-kirklar-komitesi-nin-uyesiydi-t17715.html

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Orhan Uğuroğlu, AKP’nin seçim hilesini yazdı…Şok olacaksınız AKP'NİN BASTIĞI PARA BOZUK ÇIKTI!.. Ceviz ağacının dibinde neden oturulmaz? Kansere davetiye çıkarmak diye buna denir

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Uykusundan Uyandırdı Ağzını Bağlayıp Kabusu Yaşattı…Hemde Çocuklarının Gözü Önünde!