Anasayfa
12 Mart 2018 ( 94 izlenme )
Reklamlar

AKP pancar üreticisini de bitirdi! 450 bin üreticiden kala kala…

Türkiye'de Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konuşulurken AKP'nin yarattığı yıkım gözler önüne serildi.


Türkiye’de Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi 10 milyon kişiyi işinden edebileceği riskini de beraberinde getiriyor. Türk Mimarlar Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, özelleştirme adı altında yapılan satışın çok yanlış olduğunu belirterek, “Nişasta Bazlı Şeker’in (NBŞ) önü açılıyor. Bunun başka izah tarzını bulamıyorum. Kamuya ait bazıları da gayet güzel kar eden 14 şeker fabrikasını kalkıp özelleştiriyorum adı altında satılsın. Orada çalışan işçilere 5 yıl garanti veriliyor diyorlar ama ondan sonra ne olacağı belli değil. 2000’li yıllarda 450 bin pancar üreticisi olan sayı bu yanlış politikalar nedeniyle, NBŞ’nin önünü açmak, kotaları düşürmek yüzünden 150 bine düştü” dedi.
Yeniçağ gazetesinden Fatih Erboz’a konuşan Güngör pancar üretimini sadece tarımsal bir faaliyetin parçası olarak görmemek gerektiğini ifade etti.


Güngör şunları ifade etti; “Şeker fabrikasında çalışan insanlar var. Doğu Anadolu başta olmak üzere o bölgelerde ise sadece şeker sanayisi var, başka sanayi sektörü bulunmuyor. Hayvancılık sektörü için önemli. Pancar üretimi aynı zamanda bu sektöre destek veriyor. Nakliye sektörü için çok önemli bir üretimdir pancar üretimi. Buradan yan sektörü, üretici sektörü ile birlikte 10 milyona yakın insan geçiniyor.  Devletin her şeyi kar gibi görmesi doğru değil. Her şey ticaret değil.”
Halkweb
☆☆☆☆

MARMARA İÇİN BÜYÜK TEHLİKLE! GİTTİKÇE YAKLAŞIYORUZ! GECİKTİKÇE İSE ŞİDDETİ DAHA DA..

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Prof.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Prof. Dr. Haluk Özener, olası Marmara depreminin İstanbul'a 10-15 kilometre mesafede gerçekleşeceğini ve bunun yıkım etkisinin 17 Ağustos'a göre daha fazla olacağını söyledi. Deprem geciktikçe enerjinin birikeceğinive olası deprem şiddetinin artacağını vurgulayan Özener, "7 üzerindeki herhangi bir deprem Marmara'da yıkıma ve can kaybına yol açacaktır" dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Marmara Bölgesi'nde Deprem ve Tsunami Zararlarının Azaltılması ve Türkiye'de Afet Eğitimi Projesi (MarDİM Projesi) çalışmalarının sonuçlarını açıkladı.

Programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener Marmara denizinde daha önce de çalışmalar yapıldığını ancak MarDİM Projesi'nin bu alanda yapılmış en uzun soluklu çalışma olduğunu belirtti.

Bu projeyle Marmara denizi altındaki fayın özelliklerini anlama şansı yakaladıklarını vurgulayan Özener, "En önemli bulgu fayın adaların kuzeyinden Tekirdağ'a kadar tek bir özellik taşımadığıdır. Fayın farklı kesimlerinde farklı davranışlar gözlemledik. Tekirdağ ve Silivri arasında daha yoğun sismik aktivite olduğunu, o kısmın görece olarak diğer parçaya göre daha az risk taşıdığını, asıl risk taşıyan bölgenin Silivri'den adaların kuzeyine kadar olan bölge olduğunu söyleme şansımız var. Keşke "Marmara'da deprem olmayacak" diyebilsek. Marmarada her zaman risk var. Arada kırılmayan bir parça var ama bunun tek parça kırılması ile parçalı kırılması arasında büyük farklılıklar oluyor. Deprem büyüklükleri konusunda farklı öngörülerimiz olabilir ama bu hiçbir zaman deprem dolayısıyla olacak hasarların minimize olacağı anlamına gelmez" diye konuştu.

Proje kapsamında fay ve tsunami modellerinin çıkartıldığını ve olabilecek hasarları tespit etme şansı yakaladıklarını söyleyen Özener, "Biz örnek olarak Zeytinburnu ve Tekirdağ için yaptık bu çalışmayı. Arzu edildiği takdirde tüm İstanbul için, ilçe belediyeleri için bu hasar görebilirlik analizi yapılabilir" şeklinde konuştu.

"Deprem geciktikçe enerji ve depremin büyüklüğü artacak"

Özener Marmara depreminin kaçınılmaz olduğunu kaydederek, "Ancak deprem geciktikçe enerji artacaktır ve olacak depremin büyüklüğü artacaktır. Mantık bu. Ne kadar çok enerji birikirse olacak depremin büyüklüğü daha fazla olacaktır. Bu deprem 5 sene, 10 sene belki 50 sene sonrasında da olabilir. Bugün olması ile 50 sene sonra olması arasında enerji farkı olacak. Bilimsel açıdan çok fark var 7.2 ile 7,4 arasında. Fakat afet zararları azaltılması açısından "7.2 olursa zarar olmayacak, 7.4 olursa olacak" diyemiyoruz. 7 üzerindeki herhangi bir deprem Marmara'da yıkıma ve can kaybına yol açacaktır" ifadelerini kullandı.

İstanbul'un olası Marmara depreminden nasıl etkilenebileceği yönündeki bir soruyu da yanıtlayan Özener 17 Ağustos 1999 yılındaki depremi hatırlatarak şunları söyledi;

"1999 depremi 100 kilometre uzaktaydı İstanbul'a. Ne kadar etkilendik. Ciddi anlamda hissettik. Bu deprem İstanbul'a 10-15 kilometre mesafede olacak. Bunun etkisi, yıkımları 17 Ağustos'a göre daha fazla olacak İstanbul için"

Marmara'da olası bir depremde tsunami dalgalarının da 2-3 metreyi bulabileceğine işaret eden Özener, ancak depremin yol açacağı hasarın tsunamiye göre daha büyük olacağını kaydetti.

Prof. Özener deprem erken uyarı sistemlerinden de bahsederek şunları söyledi:

"Marmara denizinde fay kıyıya çok yakın. Depremin iki farklı dalgası var. Bu ikisi arasında hız farkında yıkıcı dalganın ne zaman gelebileceği hakkında bilgi alıp, bunu çeşitli sistemle uyarı mesajı veriyoruz. Bu mesaj fay yerleşim alanlarına çok yakın olduğu için maalesef 5 ve 7 saniye arasında oluyor. Japonya açıklarında fay hattında olan bir depremin kıyıya ulaması 1.5 dakika sürebiliyor. Bizim fayımız çok yakın olduğu içni 5-7 saniye arasında uyarı şansı var. Bu sinyali alan kuruluşlar İGDAŞ, Marmaray gibi kurumlar. Marmaray mesela bu uyarıyı alıp en yakın istasyona tahliye yapabilecek, İGDAŞ doğalgazı kesecek. Ona göre önlem ama şansları var. Bu uyarı sistemi "Hemen camdan atlayın, kapıdan kaçın" gibi bir sistem değil


Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Soğanı Kesip Elinin Üstüne Koydu Nedenini Öğrenince Aynısını Siz De Yapacaksınız. şok açıklamalar... GÖKÇEK İNGİLİZ İSTİHBARATI İLE Celal Şengör'den şok itiraf! Kendi b.kumu yedim! Tadını da söyledi Kılıçdaroğlu'nun kendisine hakaret eden genç kıza yazdığı mektup yüz binlerce kişi tarafından okundu