Bizim de Allah'ımız var '' sözlerine Can Ataklı'dan büyük tepki ve çok önemli tespitler

2787 izlenme11 Ağustos 2018
Reklamlar

Tele 1 televizyon kanalında sabah programları yapan Can Ataklı'dan büyük tepki.


''Bizim de Allah'ımız var '' sözlerine Can Ataklı'dan büyük tepki ve çok önemli tespitler.

Can Ataklı cesur gazeteciliğini yine konuşturdu.
@@@@

Orta doğu uzmanı Hüsnü Mahalli'den flaş Trump yazısı...Mutlaka okuyun!


Doları en sonunda anlatacağım ama işin öncesine bakalım.
Tartışmalı bir seçim kampanyasından sonra kazanan ve Ocak 2017'de göreve başladığından beri Trump her gün bir sorun yaşıyor ya da herkese yaşatıyordu.
Geçen süre içinde 25 kadar en yakın adamını ya kovdu ya da adamlar dayanmayıp bırakıp kaçtı.
Çünkü Trump Hazretleri ülkeyi kendi özel şirketi gibi yönetmek istiyor.

Ama sonunda bu işi öğrendi şimdi de her cephede herkesle savaşıyor.
Seçimlerde rakibi olan Demokrat Partili Hillary Clinton'a ‘IŞİD'i sen kurdun' dedi ama seçilir seçilmez bu örgütün en büyük destekçilerinden Suudi Arabistan'a giderek adamları tehdit etti sonra da şantajla ‘Sökülün paraları' dedi. İlk imzalarla 380 milyar doları kaptı ve ülkesine dönerek ‘Bu parayla 60 bin kişiye iş imkanı yarattık' dedi. Bununla da yetinmeyen Trump şantajlarına devam ederek Körfez'in kral, emir ve şeyhlerine ‘ABD sizi koruduğuna göre siz de bu hizmetin karşılığını vermek zorundasınız' dedi.
Ne kadar topladı belli değil ama adamların korktuğunu, Trump'ın istediği paraları vererek bağlılıklarını bildirdikleri görülüyor.
Para işini garantileyen Trump hızlı hamlelerle etrafındaki düşmanlarını yenmeye başladı ve kendi gücünü yeniden hissettirmeye başladı. Önce orta sınıfı temsil eden geleneksel muhafazakarları yanına çekti sonra da çılgın Amerikalıların dinsel, tarihsel ve milli duygularını okşayarak gücüne güç kattı.
Kudüs'ü İsrail'in ebedi başkenti ilan etti ve Filistinlileri ortadan kaldırmak için büyük ve çılgın plan ve projeler hazırlayarak ülke içindeki Yahudi lobilerinin mutlak desteğini kazandı sonra da dünyadaki tüm Yahudilerin duygusal dayanışmasına nail oldu.
Üstelik Yahudi olan damadı Jared Kushner'i kendi danışmanı olarak atadı ve ona ‘Ortadoğu'dan sen sorumlusun' dedi. Bu ise İsrail'i daha da mutlu etti ve dünyadaki Yahudi sermaye gruplarının Trump'a arka çıkmasını sağladı.
Geriye bağnaz Hıristiyanlarla Siyonist Yahudilerin ortak ideolojik örgütü olan Evangelist Kilise kalmıştı. Onlar da gecikmeksizin Trump'ın arkasında durunca o da adamların istediği her şeyi yapar oldu.
Özetle içerde hızla toparlanan ve kısa sürede gücüne güç katan Trump birkaç kez iflas edip yeniden toparlanan bir iş adamı olarak maceradan ve risk almaktan geri kalmadı.
Hiçbir başkanın cesaret edip baş varmadığı yöntemlerle her cephede herkese saldırmaya başladı.
Meksika sınırında duvar inşa edeceğini söyleyerek kaçak göçmenlere karşı sert ve tartışmalı önlemler almaya başladı.
Bazı çevreleri karşısına aldı ama yandaşlarının desteği daha da arttı.
Hemen peşinden Avrupa'daki müttefikleri ile kavgaya tutuştu.
Önce Almanya ve Fransa sonra diğerleri.
AB ve NATO ile dalga geçti ve Avrupalı müttefikleri için ‘Köhneleşmiş ülkeler' tanımını kullandı.
Geleneksel ve stratejik müttefik İngiltere'ye gitti ve beklenmeyen çılgın söylem, tutum ve davranışlarıyla herkesi şaşırttı.
Sonra da ticaret savaşlarına başladı.
Yalnız Çin ve Rusya ile değil Avrupalı müttefikler dahil herkese karşı.
Adam ‘kendi ülkesinin iş adamlarını kollayarak' çift yönlü kazanıyor.
Hem zenginleri arkasına alıyor hem de ekonomiyi canlandırarak orta sınıf Amerikalının oyunu garantiliyor.
Artık çok rahatlamıştı çünkü içeride tüm veriler ondan yana.
Ona göre sıcak kavgaya tutuşmanın zamanı gelmişti.
Düşmanlardan düşman seçmesi gerekiyordu.
O da seçim öncesinde ve başkanlığının ilk günlerinde atıp tuttuğu, liderine hakaret ettiği ve savaşla tehdit ettiği Kuzey Kore ile başladı.
Hiç kimsenin beklemediği bir anda gitti Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un ile oturup barıştı.
Çünkü bu ülke Ortadoğu'da değildi, enerji kaynakları yoktu ve İsrail'i hiç rahatsız etmiyordu.
Yani onunla anlaşmak çok kolaydı.
O da öyle yaptı.
Sempatik Kim ile anlaştı ama yine de rahat durmadı.
Şimdi de onu tarihsel müttefikleri olan Çin ve Rusya'dan uzaklaştırabilmenin hesaplarını yapıyor.
Trump parasına güveniyor.
Kural ‘Her şeyin bir bedeli var ve paranın alamayacağı hiçbir şey yok'.
Paran varsa gücün de var.
Hele paran yeşil dolar ise.
Hani şu yeşil sermayenin çok sevdiği cinsten.
Öyle düşünüyor Trump hazretleri ve öyle davranmaya başladı.
İran, Rusya ve Türkiye'ye karşı.
Doldur doldur boşalt.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Atatürk düşmanı fesli Kadir, Erdoğan'ı hedef aldı: Kaybedersin! Dünya şaşkına döndü: Türk çıktılar! Soner Yalçın yazdı...''KANUN HÜKMÜNDE KABADAYI'' Mutlaka okuyun! AKP'nin korkulu rüyası PM'ye aday!

Bakmadan Geçme!

KAPAT
50 kız çocuğu birden...