Anasayfa
15 Ağustos 2018 ( 330 izlenme )
Reklamlar

Devamını mutlaka okuyun!

Bugüne ne kadar da benziyor değil mi?... Devamını mutlaka okuyun!
Küçük kasabanın birinde bir caminin tam karşısında arazisi olan adam, bir genelev inşa etmeye başlamış. İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler. Ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar.

Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için her gün beddua etmekten öteye geçememiş. İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş. Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler.


 
Genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direkt veya indirekt olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddiası ile camiye karşı tazminat davası açmış.

Genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direkt veya indirekt olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddiası ile camiye karşı tazminat davası açmış.

Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler. Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler. Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkeme günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:

– Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum, demiş.

Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var.

-Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi,

-Diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati…!

Aynen günümüzde olduğu gibi kimi dinsizlerin menfaat ve çıkarları uğruna nasıl dindar gözüktükleri ile kimi dindarların çıkarları uğruna nasıl dini inkar ettiklerinin hikayesidir.

●■●■●■●

Osmanlı Kadınlarıyla Maymunların İlişkisi Nasıl Yüzlerce Maymunun İdamına Yol Açtı?


Devir 3.Murat devridir, Osmanlı’nın en şaşaalı yılları. Yavuz zamanında başlayan Kuzey Afrika fetihlerle birlikte daha önce İstanbul’da pekte rastlanmayan maymunların sayısı hızla artıyordu. Maymunlar gemilerde gözcülük yapıyor, direklere kolayca tırmanıyor, keskin gözleriyle kara ya da başka bir gemi gördüklerinde aşağıya haber veriyorlar bu yüzden gemiciler tarafından seviliyorlardı.


Şehirde çok sayıda maymun dükkanı vardı, çoğu Azapkapı ve Galata’da bulunmaktaydı. O dönem İstanbulluların maymun sevgisi sadece gemicilerle sınırlı değildi. İlk başlarda zenginler, sonraları ise sıradan halk maymun beslemeye başladılar.
3.Murat’ın en sevdiği din adamı Molla Abdülkerim Efendi adında sözü geçen bir zatdı.. Son derece tutucu bazı durumlarda da aşırıya kaçabilen bir müslümandı. Gayrimüslimlerden hiç hazzetmezdi. Daha sonraları sultan onu rumeli kazaskeri yaptığında Molla Abdülkerim Efendi, gayrimüslimlere o dönem aşağılayıcı sayılan kırmızı ve siyah giyinme zorunluluğu getirmişti. Ayrıca bir gecede yahudi mezarlığına habersizce cami diktirmesi de meşhur eylemlerindendi.


Maymunlarla ilgili bu üzücü hadise ise yine Molla Abdülkerim Efendi’nin Fatih Camii’nde verdiği bir cuma vaazıyla başlıyor. Molla Abdülkerim, ateşli bir konuşmayla kadınların bu maymunları cinsel haz amaçlı olarak “fena işlerde” kullandığını anlatıyor. Bunun sonucu galeyana gelen halk cuma çıkışı Molla Abdülkerim ile beraber, Azapkapı ve Galata’daki maymun satıcılarını teker teker basıyor. Hiç bir işten haberi olmayan hayvanları döve döve dışarı sürükledikten sonra asarak idam ediyorlar.

Bu iddiaların temeli tabi ki asılsızdı. Olay, evin erkekleri gündüz vakti evden ayrılınca bir araya gelen kadınların maymunlarla tamaşa, güldürü amaçlı olarak oyun oynamasından ve eğlenmesinden ibaretti…

Tarihçiler o günü “İstanbul’da dalında maymun sallanmayan tek bir ağaç kalmadı” diye anlatıyor. Molla Abdülkerim’in, yakalanan maymunların bir çoğunu kendi elleriyle astığı anlatılıyor. İri maymunlar için ise ayrı idam sehpaları hazırlatıyor. Bir dönem şehirde yaygın olan ve İstanbul’un sevilen maymunlarının hikayesi maalesef bu şekilde sona eriyor. Yapılan katliama tanık olan ve olaylardan rahatsızlık duyan halkın bir kısmı ise o günden sonra Molla Abdülkerim’e “maymunkeş” lakabını takıyor.

Tarihçiler, maymunkeş Abdülkerim Efendi’nin vefatında birçok hayvansever İstanbullu’nun gizlice kutlamalar yaptığından bahseder.
KAYNAK
FİLOZİFİL

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Nikotini Vücuttan Temizlemenin Yolları.. Öksürüğü Şıp Diye Kesiyor – Sadece 3 Malzeme AK PARTİ'DE MORALLER BOZUK! kendi düşen ağlamaz İmam hatiplilerden sert Atatürk çıkışı