Reklamlar

Ecevit’in 12 yıl saklı tutulan anılarından: ‘Kemal Derviş şeytani hesaplar içerisindeydi'

Türkiye’nin ufkunda neler görüyorsunuz?
Bülent Ecevit: Türkiye’nin ufkunu aydınlık görüyorum. Çünkü Türk halkının olağanüstü yeteneklerine güveniyorum.

Koalisyon hükümetinin ipi Washington’da çekildi!

Ecevit’in 2002 yılı ocak ayında Washington’a yaptığı son ziyaretle Türkiye’nin erken seçime gitmesi arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz?

- Ecevit, Ocak 2002’de Washington’a giderek Başkan Bush’la görüştü ve ABD’nin Irak operasyonuna Türkiye’nin karşı olduğunu söyledi. Oysa Irak’ın sınır komşusu Türkiye’nin, topraklarını ABD askerlerine kullandırması, operasyonu kolaylaştıracaktı. Amerikalılar Ecevit’in tavrına sessiz kaldı. Ancak Ecevit, ABD’den döndükten 3.5 ay sonra ‘karın ağrısı’ şikâyetiyle hastaneye kaldırıldı. Hemen ardından ABD’den gelen Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş’in desteğiyle DSP parçalandı. Koalisyon ortakları MHP ve ANAP birbirine girdi. Hürriyet’in o dönemki Washington Temsilcisi Serdar Turgut’un yazdığına göre Ecevit hastayken Mesut Yılmaz, ABD’ye gidip Başkan Bush’la görüşmeye çalıştı. Sayın Yılmaz’ın bu konuya açıklık getirmesi gerekir. Kemal Derviş de ABD’ye gitti ve Başbakan Ecevit, 12 gün süreyle kendisine ulaşamadı.

Ecevit apar topar erken seçime gidilmesinden de Kemal Derviş’i sorumlu tutuyor, değil mi?
- O dönemde Ecevit’le bir sohbetimizde, “Mesut Yılmaz’ın MHP yerine DYP’yi koalisyona sokmaya çalıştığını” söyledi. Ancak bu öneri Ecevit tarafından reddedildi. MHP ve ANAP arasındaki çekişme, Devlet Bahçeli’nin ‘erken seçim’ resti ve daha da önemlisi ekonomiden sorumlu Derviş’in de erken seçim isteyip Ecevit’i istifaya davet etme cüreti göstermesiyle geri dönülmez boyuta ulaştı. Özetle Başbakan Ecevit, Washington ziyaretinde ABD’nin Irak operasyonuna karşı çıktıktan 10 ay sonra Türkiye erken seçime gitmek zorunda kaldı ve koalisyon ortağı üç parti Meclis’e giremeyecek kadar küçük parçalara ayrıldı.
Oysa hükümetin daha 1.5 yıl süresi vardı...
- Tabii. Her türlü ekonomik tedbir alınmıştı. Bu süre kullanılsa üç parti de barajın üstünde kalabilir ve siyasi tablo çok farklı şekillenebilirdi. Emekli bir büyükelçiden duymuştum: Biri bize istemediğimiz bir şey söylerse ona bağırıp çağırırız. Amerikalı ve Avrupalılara istemedikleri bir şey söylerseniz size hiç tepki vermezler. Sadece eve giderken arabanızın tekeri yerinden fırlar!
Peki Ecevitler bu konuda ne düşünüyordu?
- Rahşan Hanım, “Parti bölündü, ABD Ecevit’ten kurtulmuş oldu. Sonra Irak’la ilgili çalışmalara başladılar” dedi. Bülent Bey ise şunu söyledi: “O vakitteki savaşa, yani işgale Amerika’nın istediği gibi katkıda bulunmuş olsaydık, tabii Amerika bizi hoş tutardı. Hem Demokratik Sol Parti daha güçlü olurdu, hem Amerika Türkiye’ye daha çok yardımda bulunurdu. Ama öte yandan biz bölgede ve dünyada saygınlığımızı kaybetmiş olurduk.”

Sezer’e de anayasa kitapçığı fırlatıldı!
Reklamlar

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Kızıyla Evlenene 150 Bin TL Veriyor