Anasayfa
03 Ağustos 2018 ( 1607 izlenme )
Reklamlar

Erdoğanın cıkış yolu en nefret ettiği seyi yapmak olucak

ABD'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım kararı dış basında da geniş yer buldu.

ABD'nin rahip Andrew Brunson'ın tutukluluğunun sürmesi gerekçesiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e uyguladığı yaptırımlar dış basında da geniş yer buldu.

"Yaptırımlar bir NATO ülkesi için eş görülmemiş nitelikte"

BBC muhabiri Mark Lowen ABD 'nin iki bakana yaptırımlarını bir NATO ülkesi için "eşi görülmemiş" olarak nitelendirdi. BBC yaptırımların doğrudan ekonomik etkisi olmasa da piyasalar açısından siyasi kriz faktörü olarak yorumlandığını bildirdi.

"Erdoğan’ın çıkış yolu, en nefret ettiği şeyi yapmak"

New York Times’ın haberinde ise eski başkan yardımcısı Joe Biden’ın ulusal güvenlik danışmanı Julianne Smith 'in şu sözleri dikkat çekiciydi: " ABD -Türkiye ilişkisi krizde ve Erdoğan’ın çıkış yolu, en nefret ettiği şeyi yapmak, yani geri adım atmak." ABD 'nin eski NATO temsilcisi Ivo H. Daalder ise ABD yönetiminin tavrını eleştirdi. Daalder, Türkiye'nin Rus yapımı S-400 füze savunma sistemlerini satın alma ve Suriye'deki gerilimi hatırlatarak, "Bir vatandaşımızın tutukluluğunu sonlandırmak mı istiyoruz, bir müttefikimizle ilişkilerimizi geliştirmek mi? Bütünlüklü stratejimiz nedir?" sorusunu sordu.

@@@

Albayrak: ABD'nin yaptırım kararı...

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, ABD'nin yaptırım kararıyla ilgili konuştu.
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, ABD'nin yaptırım kararıyla ilgili olarak "ABD'nin yaptırım kararı bizim için kabul edilebilir değil. Yanlışta ısrar edilse bile etkisi sınırlı olur" dedi.
@@@

Bahçeli'den ABD'nin yaptırım kararına tepki

ABD YÖNETİMİ HADDİNİ ÇOKTAN AŞMIŞ, KIRMIZI ÇİZGİYİ ÇOKTAN GEÇMİŞTİR"

ABD yönetimini tesir altına alan karanlık zihniyetin halen görevlerini başarıyla yürüten iki bakanımız hakkında almış olduğu yaptırım kararları hukuken geçersiz, ahlaken çürük, esasen yok hükmündedir. Türk milleti emperyalizme kan veren Evanjelist komployu, Türk ve İslam düşmanlığına istikamet çizen Siyonist kumpas ve kuşatmayı müteneffir bir tavırla izlemektedir. Türkiye çadır devleti değildir. Türkiye aşiret yönetimi, muz cumhuriyeti değildir. Türkiye tehdit ve şantajlarla taviz koparılacak yeni yetme bir ülke hiç değildir. ABD yönetimi haddini çoktan aşmış, kırmızı çizgiyi çoktan geçmiş, hakkında şaibe ve şayiaların zirve yaptığı tartışmalı bir Papaz uğruna müttefiklik müktesebatını hiçe saymıştır.

"GAFİL VE HAİNLER YİNE BOZGUNA UĞRAYACAKLARDIR"

Geldiğimiz bu aşamada karşımıza çıkan tablo kaygı vericidir. 24 Haziran Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerini hazmedemeyen melanet çevrelerin kriz ve kaosa davetiye çıkarmaları, ülkemizi uluslararası toplum nezdinde küçük düşürme çarpıklıkları elbette sonuçsuz kalmaya mahkûmdur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne resmen geçilmesiyle birlikte iç ve dış odakların eşgüdüm halinde Türkiye düşmanlığını ileri ve üst bir faza taşıma çabaları hiçbir alçak emele fayda sağlamayacaktır. Ülkemizin kuyusunu kazmaya çalışanlar, kazdıkları yere kendileri düşeceklerdir. Türkiye'yi siyasi, ekonomik ve diplomatik saldırılarla köşeye sıkıştıracaklarını zanneden yerli ve yabancı gafil ve hainler yine çuvallayacaklar, yine bozguna uğrayacaklardır.

"ABD'NİN SÖZDE YAPTIRIM KARARLARININ ASIL GAYESİ ERDOĞAN'DIR"

ABD'nin sözde yaptırım kararlarının asıl gayesi Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan ve onun şahsında Türkiye Cumhuriyeti'dir. İçişleri ve Adalet Bakanlarımızın hedef seçilmesi ise FETÖ ve PKK'nın başını ezme konusundaki gösterdikleri samimiyet, feraset, gayret ve cesarettir. Milliyetçi Hareket Partisi oyunu görmüş, ahlaksız oyuncuları tanımıştır. Ne Sayın Cumhurbaşkanı ne de bakanlarımız yalnız değildir. Parti olarak hükümetin ve devletin sonuna kadar yanında durduğumuz ve duracağımız herkesçe bilinmelidir. Aynı siperdeyiz, aynı mevzideyiz, aynı kaderin mevkiindeyiz.

"EN UFAK GERİ ADIM FELAKETTİR"

En ufak geri adım felakettir. Türkiye'nin bölgesel etkinlik ve nüfuz sahasının genişlemeye başlaması, bağımlılığı reddeden iradesi, tarihin ve coğrafyanın sesine kulak vermesi emperyalizm canavarını doğal olarak ürkütmüş, dahası ürpermesine neden olmuştur. Döviz silahını çekerek, yaptırım kozlarını masaya koyarak, darbe ve terör girişimlerini harekete geçirerek Türkiye'yi hizaya getirmeye çalışanlar tarih ve beşeriyet önünde mahcup ve mağlup olmaktan kurtulamayacaklardır. Barbar hevesler beyhudedir. Türk milletine vahşi batı şartlarıyla mukabele edenler, çete mantığıyla müdahaleye kalkanlar Allah'ın izniyle yine püskürtüleceklerdir. Biz kovboy şapkasına değil, papaz külahına değil, Müslüman Türk milletinin ne dediğine bakarız, bakmaya da son neferimize kadar devam edeceğiz.

"ABD'NİN, KONU PAPAZ OLUNCA TAKINDIĞI KURU İNADI MAKSATLIDIR"

ABD Hazine Bakanlığı'nın sözde yaptırım kararlarına mütekabiliyet ilke ve esasları kapsamında aynen misillemede bulunulmalı, Türkiye'ye parmak sallayanlara haddi bildirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti meşru ve egemenlik hakları doğrultusunda her kararı almaya muktedir, her politikayı uygulamaya mezundur. Hiç kimseden izin ve icazet alınmayacaktır. ABD yönetimi, casus papazı ısrarla istiyorsa, Türkiye'nin de bir hukuk devleti olduğunu aklından çıkarmayacaktır. Ülkemizin Pensilvanya'daki haini iade taleplerine adalet hatırlatması yapan ABD'nin, konu Papaz olunca takındığı kuru inadı maksatlıdır, alçak bir tertibin ispat ve iradesidir.

"PAPAZ İSTEYEN PAPAZ VERMEYE DE HAZIR OLMALIDIR"

Papaz isteyen papaz vermeye de hazır olmalıdır. Türk milleti emperyalizmin tuzak ve tahriklerine bağışıklık ve tecrübe kazanmıştır. ABD zor ve dayatmalarla taviz koparacağını düşündükçe yanlış üstüne yanlışa düşecek, yanılgıdan yanılgıya sürüklenecek, hem dost, hem ortak, hem de müttefik bir ülkeyi bir süre sonra kaybetme ihtimaliyle karşılaşacaktır.

"ABD AKLINI BAŞINA DEVŞİRMELİDİR"

Kaldı ki F-35 savaş uçaklarının teslimatıyla ilgili yaşanan gerilimlerin yeni yaptırımlarla desteklenmesi iki ülke arasındaki diyalogları dinamitleyecektir. ABD aklını başına devşirmeli, Türkiye'yi hafife alacak şuursuz ve sorumsuz davranışlardan derhal vazgeçmelidir.

Unutulmasın ki, Türk milleti tek yürektir, tek nefestir, tek sestir, Evanjelist Mike Pence ve zihniyetiyle birlikte emperyalizm zehrine tümden karşıdır. Açık açık duyuruyor ve ikaz ediyorum: Bu ülkeyi yıkamazlar, bu millete diş geçiremezler, bu devleti dize getiremezler.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Diş Çürümesini kökünden kurutan keşfe imza attılar Ekonomist Uğur Civelek: Kamulaştırma gündeme gelebilir Adnan Oktar'dan Diyanet İşleri Başkanı'na sert cevap! Tohum Oyunu Genetiği oynanmış gıdaların birçok ölümcül hastalığa sebep olduğu bilinmesine rağmen GDO’lu gıdalara bütün ithalat izinleri eksiksiz olarak veriliyor.