Anasayfa
07 Ağustos 2018 ( 271 izlenme )
Reklamlar

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden kritik uyarı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden İstanbul için kritik uyarı! 


Meteoroloji İstanbul için son hava durumu verilerini açıkladı! 8 Ağustos Çarşamba günü için dikkat çeken uyarı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin raporunu açıkladı. İstanbullulara yarın, yani 8 Ağustos Çarşamba günü için uyarı geldi. Yarından itibaren Marmara'nın kuzeybatısı ile Karadeniz kıyılarında gök gürültülü sağanak yağış beklendiği belirtildi. Hava sıcaklığında ise hissedilir derecede bir düşüş beklenmiyor. Hava sıcaklığının 32 derece olması beklenirken, hissedilen sıcaklığın ise 34 derece civarında olması bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, yarından itibaren Marmara’nın kuzeybatısı ile Karadeniz kıyılarında gök gürültülü sağanak yağış beklenirken, sıcaklıklarda hissedilir derecede bir düşüş beklenmiyor. Yağışın Perşembe gününden itibaren Karadeniz Bölgesinin kuzeydoğusunda etkisini sürdüreceği ve yurdu terk etmesi bekleniyor.


Marmara Bölgesinde sıcaklıklar 30 derece civarında, Karadeniz’de ise 28 derece olması tahmin ediliyor.

METEOROLOJİ'DEN 8 AĞUSTOS ÇARŞAMBA GÜNÜ İÇİN UYARI
İstanbul’da Çarşamba günü gök gürültülü ve sağanak yağış bekleniyor. Hava sıcaklığının 32, hissedilen sıcaklığın ise 34 derece olacağı belirtiliyor.

9 AĞUSTOS PERŞEMBE GÜNÜ İSTANBUL'DA HAVA DURUMU
İstanbul'da 9 Ağustos Perşembe günü havanın parçalı bulutlu ve 32 derece civarında olacağı tahmin ediliyor. Hissedilen sıcaklığın ise 31 derece olması bekliyor.

Diğer illerde hava durumu şu şekilde;

Ankara: 31 derece;

İzmir: 36 derece;

Sinop: 30 derece;

Trabzon: 27 derece;

Diyarbakır:41 derece
***
Bir değil, bin kez okunulası. Okumakla kalmayıp ders kitaplarına sokulası bir yazı
Bir değil, bin kez okunulası. Okumakla kalmayıp ders kitaplarına sokulası bir yazı!
Türkiye halkı kravat takar, lüks otomobillerde dolaşır, bikinili hatunları sosyetik plajları doldurur veya şehirlerini şekilsiz gökdelenlerle doldurup oraları yaşanmaz hale getirir, ama tüm bu halk zenginiyle fakiriyle, şehirlisiyle köylüsüyle zır cahildir.


Kendi tarihinden habersizdir. Aslında ne dilini, ne dinini bilir, ne geleneklerini tanır, ne de toplumsal değerlerinin evriminden haberdardır.

Muhteşem Yüzyıl diye televizyonlarda alkışladığı dönemde, devletinde Amerika’dan gelen gümüşün ilk enflâsyonu başlattığını bilmez (çünkü Avrupalı dünyayı keşfederken, muhteşem [!] padişahları hareminde gönül eğlendirmekte, dünyayı öğrenelim diyen Pirî Reis’in kafasını vurdurmaktadır).

O Muhteşem (!) yüzyılda Anadolu’da medrese o kadar ayağa düşmüştür ki, öğrenci haydutluğa başlamıştır (buna softa şekâveti denir). Avrupa’da ilk yenilgimizi Muhteşem (!) Süleyman devrinde aldığı gibi (I.Viyana bozgunu: 1529), Hint Okyanusuna her çıkışımızda mini mini Portekiz’den sopayı yiyip Kızıldeniz’e veya Basra Körfezi’ne tıkılışımız da bu büyük (!) padişah efendimizin devrindedir.

Gene onun zamanında dünya keşfedilirken, Hint Okyanusu’na kadırga denen sandallarla açılan ve 1554’te Hindistan’da karaya vuran büyük (!) bir amiralimiz, yürüyerek üç senede Hindistan’dan Edirne’ye gelmiş ve meşhur bir kitap (Mirât-ül Memâlik) yazmıştı. El alemin dünyayı öğrendiği bu dönemde Seydî Ali Reis gazel söyleyip, eğlence partilerini anlatmaktan başka tek bir detaylı coğrafya bilgisi toplamayı gerekli bulmamıştı.
 
Büyük (!) Sultanımız Süleyman’ın Fransa kralı I. François’yı hapisten bir mektupla kurtardığını okurduk mektepte. O François’nın kurduğu Collège de France bugün dünyanın en önemli araştırma kurumlarından biridir.

Bizimkinin hangi kurumu ayakta kaldı? Hangi kurumunun insanlığa beş paralık bir faydası oldu? Tek becerdiği kalıcı şey, aklı başında öz oğlu Şehzade Mustafa’yı Hürrem uğruna katlettirip, devleti bir ayyaşa teslim ederek halkının geleceğini karartmak oldu.

Artık yeter! Bu ve benzeri rezillikleri yalanlarla bezeyip yücelten, buna karşılık bize bütün dünyada saygınlık kazandıran, aklımızı kullanıp onurlu insanlar olmamızı sağlayan Atatürk ‘ü aşağılayan âlim pozlu, ukala tavırlı zır cahilleri her gün halkın karşısına diken televizyon kanallarından ve gazetelerden gına geldi..

Yükselen ahlaksızlık grafiğimiz kimin eseridir sanıyorsunuz? Cehalet tüm fenalıkların anasıdır. Biz de o anayı besleyip duruyor, onun tosuncuklarına oylar veriyoruz.
Artık yeter! Memleketimde her elimi attığım yerde cehalet çirkefine bulaşmaktan bıktım.

Prof.Dr. Celal Şengör

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

CHP liderinden kritik mesajlar 'AFRİN'E GİDECEĞİZ' DİYENLER ÇOCUKLARINI ASKERE GÖNDERMEZLER SARMISAK MUCİZESİ: Bu kür 1972 Yılında Tibetli rahiplerin kaldığı manastırda bulunan 5000 yıllık bir doğal tariften alınmıştır Yılmaz Özdil'den çok konuşulacak ekonomi yazısı: 'Pantolon'... İş çıgrından çıktı iyice CHP'DEN ŞOK AÇIKLAMA!