Anasayfa
28 Aralık 2017 ( 637 izlenme )
Reklamlar

Soner Yalçın yazdı...''KANUN HÜKMÜNDE KABADAYI'' Mutlaka okuyun!

“Sokaktaki eli sopalı adam­dan” medet umar hale getiril­miştir Türkiye. Tüm kurumlarıyla devlet çö­kertilmektedir... 

Kabadayı tarihi konusunda ülkemizde pek çalışma ya­pılmadı. Refi' Cevat Ulu­nay gibi popüler tarihçiler kabadayıları sadece renkli ifa­delerle tasvir etti!

Kazın ayağı öyle değil… 

Kabadayı sözcüğünün kökeni ve anlamı konusu bile karışık.

Kimileri Arapçada “al­mak-tutmak” manasında­ki “kabz” kökünden ileri geldiğini sürüyor. Kimileri ise kökenin Türkçe “kaba-da­yı” olduğu savunuyor: Yeğen­lerini koruyan aile ferdi…

Osmanlı'da kabadayıların ne zaman ortaya çıktığı da belir­siz. Bir iddiaya göre, Yeniçeri Ocağı'nın 1826'da kaldırılma­sından sonra çıktı.

Detaya boğmayayım…

Kabadayılar, hiç görülmemiş kadar geniş ölçüde bir statü­yü II. Abdülhamit döneminde kazandı!

Yıldız Sarayı'nın “ona­yıyla” kabadayı ile devletin kolluk güçleri ilişkisi iç içe geçti. Bu dönemde kabadayı­lar “altın çağını” yaşadı!

Meselenin asayişten çok si­yasi ayağı vardı:

Meraklılar bilir; Osman­lı'da “Tophane kabadayıla­rı” meşhurdu. Niye?

Tarih: 14 Eylül 1859.

– Aralarında; Süleymaniyeli Şeyh Ahmed Efendi, Top­hâne Müftüsü Bekir Efendi, Fâtih Medresesi hocalarından Nasûhî Efendi, Hezargradlı Şeyh Feyzullah Efendi gibi din adamları ve askerlerin bu­lunduğu…

– Islahat Fermanı'na karşı çıkarak “Şeriata daha uygun bir rejim” kurmak isteyen…

– Fedailer Cemiyeti, Abdülmecit'i tahtan indirip yerine Abdülaziz'i getirmek için örgütlendi.

– Tophane'deki Kılıç Ali Paşa Camii'nde “Cuma Selamlığı” sırasında padişa­ha darbe yapacaklardı. İhbar sonucu basıldılar. Darbe başarı­sız oldu.

– Gerek Abdülmecit'e bu darbe girişimi…
– Gerek Abdülaziz'in 30 Ma­yıs 1876'da darbeyle tahtan indirilmesi…

II. Abdülhamit'te “darbe paranoyasına” yol açtı. Askerler, orduda çalışanlar ve bazı din adamlarının Top­hane'de oturması sebebiyle bu semt özel olarak gözlem altına alındı. Bu maksatla II. Abdülha­mit, “Tophane kabadayıla­rından” yararlandı. Nasıl?

EKLEMLEME STRATEJİSİ

– Kamu nizamını sağlamak…

– Asayişi korumak…

– Ve en önemlisi otoritesi­nin sağlamlaştırılması için…

II. Abdülhamit, denetim ve baskı aracı olarak kaba­dayılardan yararlandı. Özel­likle dini-ahlaki değerlerin korunmasından çok, siyasi tehlikeleri önleme konu­sunda bu kaba gücü yanına aldı. Örneğin, paralel istih­barat kurmasında kabadayıla­rın rolü büyüktü.

Toplumsal hayatı “gözetle­yip-denetleyen” ve sürekli şiddete başvuran kaba­dayıların ana amacı; halkın değil, sadece padişahın çıkarını korumaktı!

II. Abdülhamit'in iç gü­venlik politikasına damga vuran bu “eklemleme stra­tejisi” kabadayıları meşru­laştırdı; onlara “hukuki” statü kazandırdı.

Ulunay, “Sayılı Fırtınalar” eserinde şu diyaloğu yazdı:

– Karakolla nasılsın?

– (Kabadayı Hurşit): Onlar beni korur, ben onları koru­rum, geçinir gideriz.

Böylece…

Devlet gölgesindeki kanun tanımaz kabadayılar re­jimin en nüfuzlu-itibarlı isimleri oldu.

Öyle ki…

II. Abdülhamit, Adalı Rum Pandelli'yi alt eden ka­badayı Sarraf Niyazi'yi İstanbul Büyükada'ya serko­miser/başkomiser ilan etti! “Harekatınızda tamamiyle serbestsiniz. Adada asayişin sağlanmasını istiyoruz. Ne mümkünse yapınız, kimseye hesap vermeyeceksiniz.”

Konu açık… “Düzenin korucusu” kabadayı mese­lesini uzatmayayım.

Sanırım bu konuyu açma­mın sebebini anladınız:

AKP iktidarının çıkardığı son 696 sayılı KHK…

Hani “yeni kabadayılar siste­mi” kuran kararname!

Ancak…

Bu konuya geçmeden önce 690 sayılı KHK'yı anımsatmalıyım.

Her iki KHK'yı okuduğu­nuzda asıl “niyeti” anlıyorsu­nuz…

MAHALLE BASKISI

II. Abdülhamit'in kabadayı­ları kuşkusuz karakollar ile iç içeydi.

Ancak “mahallenin dina­miği” bekçiler, kabadayıların devlet ile arasındaki en güçlü bağ idi!

Bekçi, kabadayının şiddetini meşrulaştırmanın aracıydı.

O dönem düdüğü yok, sade­ce sopası vardı. Bir de yanında­ki kabadayı tayfası!

Hatırlayınız:

AKP iktidarı 25 Ağus­tos'ta 690 sayılı KHK ile devlete artık bekçi alınacağı­na karar verdi.

Önce bekçileri “göreve” çağıran KHK…

Sonra sivilleri “göreve” çağıran KHK…

Tesadüf mü?

Bunlar bize “darbe parano­yası” ruh halinden kurtula­mayan II. Abdülhamit'in “iç güvenlik icraatlarını” anımsatmı­yor mu?

Bekçi “emrine” sokulan milisler!

Devlet “emrine” sokulan yeni kabadayılar!

Tıpkı II. Abdülhamit döne­minde olduğu gibi siviller, devlet asayiş aygıtıyla bütünleştiriliyor!

Yani…

AKP iktidarı her iki KHK ile… Ali İsmail Korkmaz'ı döverek katleden “sopalı ma­halle işbirliğine” hukuksal kılıf buldu.

Evet, KHK'daki cümle-söz­lük anlamları üzerinde dur­mak anlamsız!

Türkiye'nin başında II. Ab­dülhamit “asayiş yöntemi­ni” isteyen AKP iktidarı var.

Evet, “hukuk çerçevesini” sadece “darbeyi önleme” olarak

kısıtlamayacaklar; her türlü toplumsal baskının ara­cı “yeni kabadayılar” olacak.

Aslında…

Bu KHK'lar bize şunu göste­riyor:

– Devlet çok güçsüzdür.

– İktidar çok güvensizdir.

Bu sebeple…

“Sokaktaki eli sopalı adam­dan” medet umar hale getiril­miştir Türkiye.

Tüm kurumlarıyla devlet çö­kertilmektedir.

Ama… Umut vardır:

Yeni Tarih dergisi, 6 Haziran 1957 sayısında “kabadayılar” yazısında şöyle diyordu:

“İşte bir zamanlar İstanbul'a musallat olan parazitlerin kökünü çok şükür Cumhuriyet kuruttu.”

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

ABD'nin yaptırımları sonrası İran'dan Türkiye hamlesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Beklenmedik Karar! AKP ittifaka zorladı, o kazançlı çıktı: Google'da en çok aranan lider olarak Erdoğan’ı geçti 9 Ayda Yüzde 200 Zam!