Anasayfa
10 Ağustos 2018 ( 391 izlenme )
Reklamlar

Ünlü oyuncu gözyaşları içinde itiraf etti: İç çamaşırımın içine sıkıştırıyordum! Şok olacaksınız… Vücudumda 60’dan fazla çizik ve bir çok yara izi var

İngiliz komedi yıldızı 41 yaşındaki Lisa Riley gözyaşları içinde zayıflama hikayesini ekranlarda anlattı. İşte itiraf dolu o hikaye…

Ünlü İngiliz oyuncu Lisa Riley zayıflama hikayesini gözyaşları içinde anlattı. Komedi oyuncusu olan Lisa Riley şişman olmanın komik olmak için gerekli olduğuna kendini inandırdığını ve kontrolsüzce yağlı ve zararlı şeyler yediğini itiraf etti.

Yaşından çok daha büyük göründüğünü fark eden 41 yaşındaki yıldızın sağlık sorunları da baş göstermeye başlayınca çareyi diyet ve hareketli yaşama geçmekte buldu.

Kilolu haliyle yakaladığı şöhreti kaybetme korkusuna karşın Riley zayıflamak iddiasından vazgeçmedi ve 18 ayda tam 76 kilo vermeyi başardı.

Ancak kilo vermek sorunların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyordu. Kilo vermeden önce obezite teşhisi konulan ünlü yıldızın yüzü de dahil bütün vücudundaki derisi sarktı.

“Gevşek derinin o kadar kötü boyutlara ulaşacağını tahmin etmemiştim” diyen ünlü aktrist bir dizi estetik operasyon geçirmek zorunda kaldı.

Riley, “Kilo vermek kararı verdiğimde, bir saniye bile derimin yaşlı bir insan vücudu gibi görüneceğini düşünmemiştim. Gevşek derinin o kadar kötüye gideceği hiç aklıma gelmedi. Aynada obez Lisa yansımasını görmeye alıştım ama bu sarkık karmaşa yeni bir acı verdi ve yaptığımdan pişman olmaya başlamıştım” diye konuştu.

Sarkık vücuduyla nasıl baş etmeye çalıştığını ise Riley şöyle anlattı: “İnsanlar ‘Ah, ne kadar kilo verdiğiniz şahane’ diyordu. Ancak elbiselerimin altında neler olduğunu bilmiyorlardı. Derideki tüm ciltleri ç çamaşırlarımı sıkıştırıyordum, saklamak çok zordu.”

38 bedene kadar düşmeyi başaran ünlü yıldız eskisinden çok daha genç ve sağlıklı görünüyor. Yaşadığı zorluklardan pişman olmadığını anlatan Riley, şöyle devam etti…

“Vücudumda 60’dan fazla çizik ve bir çok yara izi var. Yara izlerim umrumda değil. Onlarla gurur duyuyorum. Onlara göstermekten de mutluluk duyuyorum. Hayatımın hiç bir döneminde bedenimle bu kadar mutlu değildim” dedi.

Ünlü yıldız zayıflamak isteyenlere ve cerrahi yardım almak isteyenlere şimdi yol gösteriyor. Zayıflama hikayesi belgesele dönüştürülen ünlü yıldız insanlara cerrahi müdahalenin zorluklarını anlatıyor.

Peki ünlü yıldız obez bir bedenden 38 bedene inerken nasıl beslendi? Riley öyle şok diyetler yapmadığını anlatıyor. Günlük kalori ihtiyacının 400 kalori altında bir beslenme programı izlediğini söyleyen Riley, diyetten önce ve diyet sırasındaki beslenme listesini de açıkladı.

Kahvaltı: Yağlı beyaz ekmekli tostlar, tam yağlı sütle çikolatalı kahvaltılık gevrekler, şekerli kahve. Öğle yemeği: Peynir ve soğan kızarması ve tostlar Akşam yemegi: Sarımsaklı ekmek ve kremalı makarna, tiramisu, meyve şarabı Çerezler: Cips, sandviçler, çikolatalar, gazlı içecekler, tahıl kaseleri. Yatmadan önce: Kruvasan, reçel

Kahvaltı: Sıcak su ve limon, ballı diyet lapa Öğle yemeği: Tereyağlı ve kişnişli kabak, yulaflı çorba Akşam yemegi: Sarımsak ve biber ile kavrulmuş ıspanak veya karnabahar Atıştırmalıklar: Çiğ baden ve kaju, meyve, badem sütüyle yapılmış kahve.

Amerika Oregon’da yaşayan Amber Rachdi, obezite hastalığına yakalandı ve genç yaşında 292 kilo ağırlığa ulaştı. Obezlik sınırının bile üstüne çıkan 24 yaşındaki genç kadın dışarıya bile çıkamaz hale geldi.

Obezlik sınırının bile üstüne çıkan 24 yaşındaki genç kadın dışarıya bile çıkamaz hale geldi.

Amber önce okulunu daha sonra da işini bırakmak zorunda kaldı.
*****
Yılmaz Özdil Amerikalı rahip'i yazdı...Bakın ülkede neler olmuş...Mutlaka okuyun!
Amerikalı rahip
Ben size söyleyeyim…
Amerikan senatosu biraz daha bastırırsa, Amerikalı rahibi serbest bırakmakla kalmazlar, müftü bile yaparlar!

*

Hatırlayalım lütfen…

*

Eyyy Hollanda dediler, sokaklarda portakal bıçakladılar, portakalları sıkıp suyunu döktüler, rengi turuncu diye mandalin kasalarını filan tekmelediler. Netice? Hollanda'ya Petrol Ofisi'ni verdiler, geri çektikleri büyükelçiyi tıpış tıpış geri gönderdiler.

*

Eyyy Almanya dediler, nazi bile dediler, Türk kökenli Alman gazeteciyi casus diye

 tutukladılar. Netice? Angela Merkel “gazeteciyi derhal bırakmazsanız



bizden tank değil, bisiklet bile alamazsınız” dedi, gazeteciyi apar topar bıraktılar, özel uçakla gönderdiler, üstüne, milyar dolarlık rüzgar enerjisi ihalesini verdiler.

*

Eyyy Rusya dediler, Rusya'yı protesto edeyim derken bayrakları karıştırıp yanlışlıkla Hollanda konsolosluğuna yumurta falan attılar. Netice? Nükleer santral verdiler, özür dileyip füze aldılar.

*

Eyyy İsrail dediler, çocuk katilleri dediler, soykırımcı dediler. Netice? İkili ticari anlaşmalar pürüzsüz ve büyüyerek devam ediyor.

*

Eyyy Barzani dediler, Kürdistan bayrağı yakalım derken renkleri karıştırıp Kamerun bayrağı yaktılar. Netice? Kürdistan bayrağını Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentine diktiler!

*

Eyyy Ermenistan dediler, Ermenistan bayrağı yakalım derken renkleri karıştırıp Kolombiya bayrağı yaktılar. Netice? Ermenistan'la milli maç yapıp, Azerbaycan bayrağının stada girmesini yasakladılar.

*

Eyyy Çin dediler, Çin restoranlarını bastılar, çekik gözlü Koreli turistleri bile Çinli zannedip dövdüler, tiyatro sanatçımız Ayumi'ye twitterdan hakaret yağdırdılar, kızcağız “ben Japonum” diye açıklama yapmak zorunda kaldı. Netice? Asrın damadımız Berat Albayrak “müjde” olarak duyurdu, “Çin'den kredi alıyoruz” dedi.

*

Eyyy Sırbistan dediler, Sırp kasabı dediler, tecavüzcü Sırplar dediler, soykırımcı Sırplar dediler, müslüman düşmanı Sırplar dediler, Sırpların insanlık suçlarını asla unutmayacağız, unutturmayacağız dediler. Netice? Sırp kasabından et alıyorlar, kıyma alıyorlar.

*

Eyyy Trump dediler, eyyy Amerika senin her yerin güçlü olsa ne yazar be dediler, güya Coca Cola'yı boykot ettiler. Netice? Trump'tan 11 milyar dolarlık Boeing aldılar, asrın liderimiz bizzat Coca Cola fabrikasının açılışını yaptı, sayın ahalimiz uyanmasın diye yandaş medya Coca Cola kelimelerini sansürledi, “meşrubat fabrikası” açıldığını yazdı, Anadolu Ajansı daha şahaneydi, “meyve suyu fabrikası açıldığını” duyurdu.

*

Çünkü… Bu Amerikalı rahip meselesi, aslında zannedildiği gibi “bağımsız yargı” skandalı değildir.
“Bağımsızlık skandalı”dır.

*


Dolayısıyla, bugünlerde şöyle bir kanun hükmünde kararname yayınlanırsa hiç şaşmayın…
Sehven tutuklanan Diriliş kilisesi rahibi Craig Brunson isimli din kardeşimiz, gavur İzmir'e müftü olarak tayin edilmiştir, eğer isterse kendisine “Diriliş” Ertuğrul dizisinde de rol verilecektir.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Komünist Başkan 2 yıllık utancını anlattı: “Söylemeye utanır oldum… Bursa'nın Orhangazi ilçesinde iğrenç olay! Baba, enişte ve kuzenden ... Instagram'da bu yorumları yapanlar hapı yuttu! Yetkililer harekete geçti İDDİA AĞIR!.. HUDUDA FÜZE SEVKIYATI!..