Anasayfa
31 Ekim 2018 ( 366 izlenme )
Reklamlar

Yılmaz Özdil “MÜKEMMEL YAZI” GURUR DUYACAĞIZ

Atatürk’ün ismini camilerde okutulan hutbelerden çıkardılar. 19 Mayıs törenlerini yasakladılar, 23 Nisan, 29 Ekim, 30 Ağustos törenlerine hastalandım bahanesiyle katılmadılar, 10 Kasım törenlerine seyahatteyim bahanesiyle katılmadılar. Takvimde başka gün kalmamış gibi, bizi sırtımızdan hançerleyen vahabi kralına tam 10 Kasım’da şeref madalyası taktılar.
Atatürk’ün kurduğu TBMM’de Vahdettin’i anma töreni düzenlediler.
Çankaya Köşkü’nü akıllarınca tarihten sildiler. Atatürk Orman Çiftliği’ni katlettiler, saray yaptılar.

Atatürk anıtlarına çelenk koymayı yasakladılar. Atatürk sevgisini kabahat ilan ettiler, Atatürk anıtına çiçek koyanlara kabahatler kanunundan para cezası kestiler.
Otomobiline Atatürk posteri yapıştıranlara trafik cezası kestiler.
Atatürkçülere terörist holigan dediler.
Atatürk’ün kalpaklı fotoğrafını yasadışı ilan ettiler. Atatürk ilkelerini ders kitaplarından çıkardılar.
Milli eğitim yönetmeliğini değiştirdiler, Atatürk devrimlerine bağlı öğrenci yetiştirme prensibine son verdiler. Okullarda Atatürk rozeti takmayı disiplin suçu haline getirdiler.

Antalya, Afyon, Konya, Bursa, Sakarya, Kayseri, Rize, Giresun, Eskişehir, Antakya’daki Atatürk statlarını yıktılar, Atatürk ismini sildiler, başka isimler verdiler.

Sırf devrim alfabesine karşı çıkmak için Türkçe’ye bile savaş açtılar, Osmanlıca’yı zorunlu ders yapmaya kalktılar. Nutuk’u suç delili yaptılar.
Valiliklerden, Ziraat Bankası’ndan TC’yi sildiler. Ayyaş dediler. Atatürk döneminde Atatürk Orman Çiftliği’nde çocuklara bira içiriyorlardı dediler. Atatürk döneminde camiler ahır yapıldı dediler.

600 yıllık imparatorluğun reklam arası sona erdi dediler. 90 yıllık enkazı kaldırdık dediler. Sabiha Gökçen’i ırkçı, soykırımcı ilan ettiler. “Yüce Atatürk” pankartı açan futbol takımına tahammül edemediler.
Onuncu Yıl Marşı çalanları fırçaladılar, asabımı bozuyor, kapatın dediler. Atatürk’ü çağrıştırıyor diye Vardar Ovası türküsüne bile kafayı taktılar. Andımızı yasakladılar.
Türk bayrağı demeyelim, Türkiyeli bayrağı diyelim dediler, bunu diyeni “akil adam” yaptılar. Türk yok dediler, Türk yok diyeni milletvekili yaptılar.

Türkçülük bölücülüktür dediler.

Türk Kızılayı’nın Türk’ünü sildiler.
Kemalizm’i yerden yere vuran CIA casusu Graham Fuller’ın Yeni Türkiye Cumhuriyeti kitabını yandaş medyada ballandıra ballandıra reklam yaptılar. Atatürk’e dair her şeyi sansürlerken, Atatürk’ü sarhoş, kalpsiz, dinsiz, megaloman gibi gösteren kitapları alkışladılar.
Atatürk heykellerine saldırılmasına, yakılmasına gözyumdular. Ulusçulukla hesaplaşma zamanı geldi dediler, bunu diyeni başbakan yaptılar. Ulus devlet Allah’ın belasıdır diyeni akil adam yaptılar.

Anıtkabir’i de yıkarız elhamdülillah dediler. Anıtkabir’i ziyaret edenlerin sayısının açıklanmasını yasakladılar.
Antropoloji kitabını kameralara uzatıp, bakın raflarda kafatasları var, işte vesika burada, Mustafa Kemal’in imzası var, insani midir dediler.
Atatürk’ün canlı ağaç müzesini sattılar. Devlet Nişanı’ndaki Atatürk siluetini sildiler. Birileri bize Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştı dediler.
İstanbul’un fethini kutlayıp, İstanbul’un kurtuluşunu kutlamadılar. Çanakkale Zaferi’ni Atatürksüz kutladılar. İzmir Marşı’na siyasi dediler, bu marş çalınmasın dediler.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nu destekleme yönetmeliğini ortadan kaldırdılar, Atatürk’le ilgili proje veya yüksek lisans yapanlara fonu kestiler. Laik eğitime saldırıp, “çok şükür satanist olanlar, yolsuzluk yapanlar, memleketi soyanlar imam hatipten yetişmedi” bile dediler.

23 Nisan’ın yerine fetocuların Türkçe olimpiyatı’nı monte etmeye çalıştılar, bizzat Tbmm başkanının himayesine alarak başlattılar. 23 Nisan’ı yoketmeyi amaçlayan fetocuların Türkçe olimpiyatı vesilesiyle devletin darphanesinde feto lirası bastırdılar.

Selanik’teki Atatürk evinde güya tadilat yaptılar, eşyaları attılar, sanırsın kiralık evdir, bomboş bıraktılar, ziyaretçilerin duygularını yazdığı anı defterini bile yok ettiler.
Böceğe Atatürk ismi verdiler.
İçimize kanı bozuklar, sütü bozuklar sızdı, 1923’te koskoca 650 yıllık çınara darbe yaptılar, Cumhuriyet kurdular dediler. Devlet televizyonu TRT’de Atatürk’e rüşvetçi dediler.
Atatürk döneminde TBMM’de Allah’a küfrediliyordu dediler. Padişaha doktora verdiler. 10 Kasım’da saat 9’u 5 geçe kenefe gidin,

Mustafa Kemal’in verdiği zararı Yunan yapmazdı, keşke Yunan galip gelseydi diyen, kafasında fesle dolaşan tımarhanelik herifi, cumhurbaşkanlığı sarayında tarih otoritesi, bilim adamı olarak ağırladılar. İngiliz maşası, vatan haini, ruh hastası Rıza Nur’un “Atatürk eşcinseldi, Çankaya’yı kerhaneye çevirdi, 30 kadınla aynı anda mum söndü yaptı, ilk meclisin milletvekilleri pezevenkti” gibi, meczup iftiralarıyla dolu kitabının editörünü, akil adam yaptılar.

Atatürk’ün kurduğu Anadolu Ajansı’nın yıllığından Atatürk’ü çıkardılar.

“Onuncu Yıl Marşı’nda geçer, demir ağlarla ördük falan, neyi ördün, hiçbir şey örmüş değilsin, biz örüyoruz” dediler. “Bunlar Cumhuriyet bayramında vals yaptılar, insanımızı istiskal ettiler, cumhuriyet adına milleti taciz ettiler” dediler. Kendi devletine kendi milletine silah çeken, emperyalist maşası köktendinci Suriyelileri “kuvayi milliye” ilan ettiler. Fıkra anlatıyorum ayağıyla Atatürk’e ibne dediler. Afet İnan’a dil uzattılar, Atatürk’ün manevi kızıyla nikahsız birliktelikle yatıp kalktığını söylediler.

Mübarek anamız Zübeyde Hanım’ın aslında fahişe olduğunu, Selanik’te genelevde çalıştığını, Atatürk’ün piç olduğunu söylediler. Kimse Atatürk demesin, Türk demesin, orijinali Yunan, Türk’e benzemiyor, keşke Atatürk olmasaydı dediler, bunu diyeni düşünce özgürlüğü kapsamında beraat ettirdiler.

Üniversitelerin logolarından, resmi internet sitelerinden Atatürk’ü sildiler. “1924 yılında camiler kapatıldı, Çanakkale ve Bursa’da genelev olarak kullanılan camiler var” dediler, bunu diyen akademisyeni üniversitedeki görevinde tutuyorlar,

Rtük’e şikayet yağdı, Rtük “düşünce özgürlüğü” dedi. Türk Lirası’ndan Atatürk’ü sildiler, üzerinde Atatürk resmi bulunmayan madeni bir lira bastılar. Ve… Atatürk Havalimanı’nı imha edip, üçüncü havalimanına “Atatürk” ismini vermediler. Listeyi tek tek kontrol edin lütfen. Diyanetten silahlı kuvvetler’e, milli eğitimden futbola, Tbmm’den doğaya, diplomasiden Trt’ye, sanattan ekonomiye, Atatürk ismini nereden silmeye çalıştılarsa,

orasını mahvettiler. Yazın bi kenara. Öylesine zarar edecek, milletin kesesine öylesine yük olacak, şehirden ulaşımı nedeniyle öylesine pişman ettirecek, kuşların göç yollarından, zeminiyle alakalı bilimsel endişelere, meteorolojik gerçeklerden, kot farkıyla yolsuzluk iddialarına kadar, öylesine vahim riskler barındırıyor ki… Atatürk ismini vermedikleri için onur duyacağız! Yılmaz Özdil yazıyor kaynak: Sözcü

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

AHMET HAKAN İSYAN ETTİ "Ey Diyanet, onca parayı ne yapıyorsun sen ya! Akşener elindeki son anketi açıkladı! Bomba sonuçlar.. Pensilvanya'dan 'gizli FETÖ'ye talimat Gazteci Rıza Zelyut'tan olay açıklamalar. oda tv den alınmış bir haber bu